Son Dakika
23 Mayıs 2018 Çarşamba

İlkyardım konusundaki 5 yanlış inanç…

23 Nisan 2018 Pazartesi, 21:52

İlkyardım gerektiren durumlarda doğru müdahale hayat kurtarır. Ama bazı yanlış inançlar etkili müdahaleye engel olabiliyor.
Doğru ilkyardım müdahalesi bazen yaşamla ölüm arasındaki farkı yaratır. Ancak insan vücudu ve tepkisi hakkında daha fazla bilgi edindikçe geçmişte öğrendiğimiz kimi şey zamanla geçersiz hale gelebilir.
İşte ilkyardım konusundaki beş soru ve yapılması gereken doğru müdahaleler…
Yanığa tereyağı sürülür mü?
Bu, yüzyıllardır halk arasında yaygın kullanılan bir yöntem. İlkyardım uygulamalarının fikir babası Prusyalı cerrah General Friedrich von Esmarch bile yanığa tereyağı sürmeyi önermiş.
Yeni bir yanık havayla temas halindeyken büyük acı verir. Yanığın üzerini tereyağı gibi serin bir maddeyle kaplamak bir süreliğine acıyı hafifletebilir. Ama bir süre sonra acı yeniden hissedilir. Ayrıca yanık soğumadan üzerini kaplamak ısının derideki etkisinin devam etmesine neden olur.
Derinin yanması halinde yapılacak ilk şey, yanığa dokunan herhangi bir takı veya giysiyi kaldırmak ve yanığı en az 20 dakika boyunca musluktan akan soğuk su altında tutmaktır. Bu derinin yanmaya devam etmesini engellediği gibi, o bölgenin uyuşmasını sağlayacaktır.
Yanık tamamen soğuduktan sonra üzerini temiz bir bez, mutfakta kullanılan streç film veya temiz bir poşetle kapatmak yanığın mikrop kapmasını önler.
Yanıkta tereyağının işe yarayacağı tek durum deriye sıcak katran değmesi halidir. Yağ, katranın temizlenmesini kolaylaştırır ve acıyı azaltır.
Yanığa en iyi müdahale yanan bölgeyi 10 dakika boyunca akar suyun altında tutmaktır.
İhtiyacı olmayan birinin göğsüne basınç uygulamak yarardan çok zarar verebilir mi?
Ani kalp durması halinde hayatta kalmayı belirleyen en büyük etken, tıbbi yardım ulaşana kadar hastaya kalp masajı uygulanıp uygulanmamasıdır.
İlkyardım kurslarında, hastanın göğsü inip kalkıyor mu diye gözlemek ve başına eğilip nefes alıp veriyor mu diye bakmak gerektiği öğretilir. Hasta nefes almıyorsa hemen acil servisi aramak ve kalp masajına başlamak gerekir.
Hastanın normal nefes alıp verdiğinden emin değilseniz yine de kalp masajı uygulamak gerektiğini söyler ilkyardım uzmanları.
Ancak bazıları bu sırada hastaya zarar verme endişesiyle kalp masajı uygulamaktan çekinir.
Japonya’da yapılan bir araştırmada, ihtiyaç olmadığı halde kalp masajı yapılan hastalara zarar verilip verilmediği incelendi. 910 hastaya çevresindekiler kalp masajı uyguladı. Bunlardan 26’sında kalp durması söz konusu olmamış ve bunların da sadece üçünde ciddi olmayan komplikasyonlar ortaya çıkmıştı.
Uzmanlar, kalp durması olup olmadığından emin olunmaması halinde kalp masajı uygulamaktan kaçınmamak gerektiği sonucuna vardı. Bu çoğu durumda hayat kurtarıcı olabilir.
Yanığa yağ sürmenin faydası var mı?
Kalp masajı insanı hayata döndürür mü?
Farkına varmadan kalp krizi geçirmek mümkün mü?
Kalp masajı nefes üflemeden de uygulanabilir. Ama çocuklara ve boğulma tehlikesi geçirenlere bu yöntem önerilmiyor.
Doğru kalp masajı için göğse basınç uygulamanın yanı sıra ağızdan nefes üflemek de gerekir mi?
Son on yılda bu konudaki tavsiyelerde bazı değişiklikler oldu. Standart kalp masajı uygulamasında göğse 15 kez basınç uygulamak ve ardından iki kez ağza nefes üflemek tavsiye edilir. Daha sonra, göğse 30 kez basınç uygulayıp iki kez nefes üflemenin de aynı şekilde etkili olduğu görüldü.
Bir süre sonra ise hiç nefes üflemeden kalp masajı uygulama fikri ortaya atıldı. Böylece aralıksız beyne kan akışı mümkün olabiliyordu. Bu kan yeterli oksijen taşımasa bile beyne hızla ulaşıyordu. Yapılan araştırmalarda etki bakımından iki yöntem arasında pek fark olmadığı görüldü.
Fakat bu konudaki tüm araştırmalar incelendiğinde, nefes üflemeden sadece kalp masajı uygulandığında, hayatta kalma şansının yüzde 22 arttığı görüldü.
Ancak nefessiz kalp masajı çocuklara ve boğulma tehlikesi atlatanlara önerilmiyor.
Ağızdan nefes üflemeden kalp masajı uygulaması hem hatırlaması kolay olduğundan hem de bir yabancıyla ağız teması gerektirmediğinden herhangi bir acil durumda daha fazla insanın müdahalede bulunmasını sağlayabilir.
Ancak bazıları kalp masajı gerekse bile kadınların göğsüne dokunma konusunda isteksiz olabiliyor. 2017’de ABD’de yapılan bir araştırmada, 20 bin kalp durması vakası incelenmiş ve erkeklerde kalp masajı oranı yüzde 45 iken kadın hastalarda bu oranın yüzde 39’a düştüğü görülmüştü.
Kalp durması sırasında kullanılabilecek şok cihazları (defibrilatör) Batıda birçok kentte kamu alanlarında olmasına rağmen çoğu insan bunları kullanmaktan çekiniyor.
Birinin kalbinin durduğundan emin olmadan defibrilatör ile şok uygulamak yanlış mıdır?
Bu tümüyle yanlış bir inançtır. Tren istasyonları gibi kamu alanlarında gerektiğinde kullanmak üzere bu cihazlar açıkta tutulur. Hastanın elektrik şoka ihtiyacı olup olmadığını cihaz kendisi tespit eder. Kalbin ritim ayarı gerekmiyorsa otomatik olarak şok uygulamaz.
ABD’de yapılan araştırmalara göre, kalp durması sırasında kalp masajının yanı sıra kamuya açık alanda otomatik defibrilatör olması sayesinde bunun da uygulanması ile hayatta kalma şansı iki katına çıkıyor.
Ancak bu cihazların hastane dışında kullanım oranı çok düşük. Çoğu kişi cihazın ne işe yaradığını, nerede bulacağını bilmiyor, bilse de onu kullanmaktan çekiniyor.
Burun kanadığında yapılacak en doğru şey, başı öne eğerek 10 dakika burna basınç uygulamaktır.
Burun kanadığında başı arka doğru kaldırmak mı gerekir?
Burun kanaması dursun diye başı arkaya doğru kaldırmak kanın yutulmasına, hatta genze kaçıp boğulmaya neden olabilir. Burun kanadığında yapılacak en doğru şey, başı öne eğerek burun kemiğinin altındaki yumuşak dokuyu hafif sıkarak 10 dakika basınç uygulamaktır. Kanama yarım saat sonra hala devam ediyorsa doktora gitmek gerekir.
Uyarı: Bu makale sadece genel bilgi verme amacıyla yazılmıştır ve doktor tavsiyesi olarak ele alınmaması gerekir. Makalenin içeriğinden yola çıkarak okurun kendi başına koyduğu teşhislerden BBC sorumlu değildir. Sağlığınızla ilgili herhangi bir endişeniz varsa doktorunuza danışın.
Bu haberin İngilizce aslını BBC Future sayfasında okuyabilirsiniz.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir